Yemek Yapmanın Püf Noktaları

Yemek Yapmanın Püf Noktaları

Annemin tarif defterine ne kadar kıymet verdiğini, beğendiği bir yemeğin tarifini hiç üşenmeden oracıkta almak istemesini ve çok sık olmasa da tarifini paylaşmaya çok hevesli olmayan teyzeleri de çok net hatırlıyorum. Evlenen kızlara annelerinin olmazsa olmaz çeyizlerinden biri de işte o tarif defterleriydi.

Daha sonraları yavaş yavaş bu tarif defterlerinin yerini kalınca yemek tarifleri kitaplarının aldığını gördük.  Kitaplarda yüzlerce tarif olurdu ancak hem bulmak zordu, hem de çoğu denenmezdi bile. Gram ölçüsüyle verilen bir yemek tarifini kim tutturabilirdi ki, hangimizin evinde mutfak tartısı vardı?

Günümüz dünyasında ise tahtı yemek tarifleri siteleri almış durumda. Eskiden çok önemli olan tariflerdeki dil ve anlatım şekli, yemek tarifleri sitelerinin hayatımıza girmesiyle birlikte önemini kaybetti gibi. Zira yemek tariflerinin her bir aşamasına fotoğraflanmaya ya da yemek tarifinin yapılışı video kayıtları ile verilmeye başladı.  Yemek tariflerinin yapım aşamamalarını ya da son hallerini görebiliyor olmak bu sitelerin popülaritesini hızla artırdı.

Konumuzun bu noktaya kadarki kısmı tamamen yemeklerin nasıl yapılacağıyla ilgiliydi, tek derdimiz yemeğimizin lezzetli olması, kek ya da poğaçamızın tarifte anlatıldığı gibi kabarmasıydı.

Güzel bir sofra için sadece yemeklerimizin lezzetli olması sizce yeterli mi?

Cevabınızı duyabiliyor gibiyim. Kesinlikle hayır, yeterli değil. Bir yemeğin lezzeti kadar, sunumu da çok önemlidir. Bir başka deyişle bir yemek mideye hitap ettiği kadar göze de hitap etmelidir.

Göze hitap etmenin püf noktaları:

Sevgili takipçilerim, işin en zor kısmı belki de burası, zira bundan sonrasını sanat olarak da adlandırabiliriz diye düşünüyorum. Kendimden örnek verecek olursam resim derslerinde çöp adam ve dağların arasından (üstte güneş ve birkaç bulut) akan klasik dere fotoğrafından öteye geçemedim; oysaki bende tonlarca güzel resim gördüm, doğayı gördüm ve Bob Ross’u izledim J

Bir yemek tabağı nasıl süslenir, hem görüntü hem lezzet olarak o uyum nasıl yakalanır sorusu için bahsettiğim sanatçı ruh ve deneyim gerekiyor sanırım. Örneğin soğanı sumak ve maydanoz ile kim bir araya getirmiş ve bu güzel lezzeti bize sunmuş hiç düşündünüz mü? Ya da gavurdağı salatası acaba kimin eseri, siz olsanız salatanın üzerine ceviz koymayı düşünebilir miydiniz?


Ama üzülmeyin, neyse ki atalarımızdan yadigâr çok ama çok zengin bir yemek kültürümüz var. Biz de bizden öncekilerin yaptığı gibi taklit ederek başlayabilir, damak ve göz zevkimize göre denemeler yapabiliriz.

Şimdiden ellerinize sağlık, afiyet olsun J

 

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*