Ani Sinirlenme Belirtileri ve Tedavisi

Ani Sinirlenme Belirtileri ve Tedavisi

Ani sinirlenme nedir, nasıl gerçekleşir, ani sinirlenmeyi tetikleyen faktörler nelerdir gibi soruları cevaplayacağımız bu makalemizde halk arasında nedeni pek bilinmeyen ani sinirlenme olgusunun olası sebeplerini açıklamaya çalışacağız.

9 Eylül Üniversitesi iç hastalıkları ana bilim dalı Profesörlerinden Profesör Dr. Taner Çamsarı bu durumu tetikleyen faktörlerden birinin yüksek tansiyon Ani Sinirlenme Belirtileri ve Tedavisiolabileceğini belirtiyor. Ülkemizde ani sinirlenmenin görüldüğü kitlenin azımsanamayacak derecede olduğunu ve bu durumun farkında olan insan sayısının çok daha az olduğunu belirtiyor. Hipertansiyon en tehlikeli hastalıklardan biridir. Kalbin kan damarlarına yaptığı basınç olarak ifade edilebilen yüksek tansiyon kalp krizine, kalp damar hastalıklarına, damar yırtılmalarına neden olabilir. Sonuçları ölümcül olabilen yüksek tansiyon hastalığı doktorların önereceği tansiyon düşürücü ilaçlarla kontrol altına alınabilir. Yüksek tansiyon ya da hipertansiyon sadece ani sinirlenme olarak belirti göstermez. Bunun yanında ensede ağrı, gözlerde ağrı, burun kanamaları, baş ağrısı ve sebepsiz iç sıkıntısı gerginlik gibi belirtiler gösterebilmektedir.

Ani sinirlenme nedenleri arasında gizli şeker, insülin direncinin yüksek olması ve şeker hastalığı tetikleyici faktörler olabilir. Birden bire sinirlenmek; aynı zamanda depresyon belirtisi de olabilir. Çok farklı rahatsızlıkların/ hastalıkların belirtisi olabilen ani sinirlenme durumunun ne zaman başladığı ya da hangi olayların sonucunda başladığı da değerlendirilmelidir.

Çabuk sinirlenme/ ani sinirlenme belirtileri çoğu zaman belirtileri taşıyan kişilerce de fark edilmez. Bu durum dışarıdan gözlemleyenlerce daha net fark edilir. Bozuk mali durumlar, ailevi sorunlar, kişisel problemler, ikili ilişkilerde istenmeyen durumlar insan üzerinde bu tip sorunların ortaya çıkmasına neden olabilmekte ise de geçicidir. Geçici olmayan ani sinirlenme / çabuk sinirlenme uzman doktorlarca tetkik edilmelidir. Rahatsızlığın psikolojik mi yoksa fizyolojik mi olduğu konusu açıklığa kavuşturulmalıdır.

Hiç Kimsenin Hayatı Dört Dörtlük Değildir

İnsanlar mutluluğu araya araya bir hal oldular. Hiç kimse de mutlak mutluluğu bulabilmiş değildir. Hiçbir insan yaşadığı hayattan tam olarak memnun değil. Memnun olmamak hayata daha karamsar ve negatif bakmaya neden olur. Mutluluğun peşinde koşan insanlar, onu yakaladıklarını sanarak bir süre mutluluk duyarlar. Daha sonra ise bu mutluluk söner. Denizin dalgaları gibi hiçbir zaman durulmayan hayattan beklentilerimizi düşürmek psikolojik sağlığımızı korumak için gereklidir. Her mutluluk bir süre sonra buharlaşırken hemen arkasından mutsuzluk gelir.  Olaylar karşısında tepkimizi değerlendirmek bizlerin kontrolündedir. Olayları içselleştirdiğimiz ölçüde onlarla hareket eder ve tabiri caiz ise düşer kalkarız. Olayları değiştirmek gücümüzü aşan bir şeyse de olaylar karşısında tutumumuzu değiştirmek ise tamamen bizim kontrolümüz altındadır. Tutum değiştiğinde olayları farklı bir açıdan değerlendirmeye başlarız. Ani sinirlenme, öfke kızgınlık stres kalmaz. Hayatın kontrolü elimizde olmadığı için – ve iyi ki de olmadığı için- hayatı değiştirmek gibi bir lüksümüz olmadığını, sınırlı güçlere sahip olan bir bedenin içine hapsedildiğimizi görmeli ve öfkenin hiçbir şeyi daha iyi yapmadığını, bilakis daha da kötüleştirdiğini iyice idrak etmeliyiz.  Dünyanın en ünlü yazarlarından ve dördüncü yol kitabının sahibi olan George Gurdjieff; fakir bir babanın oğluydu. Babası ölüm döşeğinde onu yanına çağırarak; Oğlum! Benim sana bırakacak hiçbir malım ya da mülküm yok. Fakat sana bir vasiyette bulunmak istiyorum. Birisi sende bir öfke yaratırsa; hemen tepki verme! O kimseye de ki; bana 1 gün ver, cevabımı bir gün sonra vereceğim de!”

Gurdjieff kendisinde öfke oluşturan olaylarla karşılaştığında babasının değerli mirasını hatırlayarak yaşamıştır. Öfke geldiğinde onun dışına çıkarak izlemeyi seçmiştir. Öfke izlenerek güçsüz bırakılabilir. Belki de George Gurdjieff’i dünyada sayılı düşünürlerden yapan şey; olaylara karşı kazanmış olduğu bu metanet, olgunluktur…

 

 

 

Bir cevap yazın